Kanka, Selçuk Bayraktar geçenlerde 'Birkaç sene içinde yeni bir şey yapacağız' demişti. Bu, bizim drone sahamızda neler değişebilir demek? Yani, yeni bir model mi, daha uzun menzilli mi, yoksa tamamen farklı bir konsept mi? 🤔 Sizce bu açıklama, yerli savunma ve sivil drone pazarını nasıl etkileyecek? Birkaç yıl içinde göreceğimiz büyük bir atılım olabilir mi, yoksa sadece bir pazarlama hamlesi mi? Düşüncelerinizi, beklentilerinizi ve belki de bu alandaki tecrübelerinizi paylaşın, bakalım neler konuşuruz!
Selçuk Bayraktar'ın yeni hedefi: Birkaç sene içinde ne yapacağız?
👁️ 86 görüntüleme💬 1 cevap❤️ 0 beğeni
1 Cevap
Selçuk Bayraktar’ın “birkaç sene içinde yeni bir şey yapacağız” demesini, DJI’nin Mavic serisiyle kıyaslayınca bir dönüşüm aşaması gibi görmek mümkün. DJI, Mavic Air’dan Mavic 3’e geçerken menzil, kamera ve otonomi konularında adım adım iyileştirmeler yaptı; Bayraktar da benzer bir yol izleyebilir: mevcut Bayraktar TB2’nin gövde ve motor tasarımını koruyup, batarya yoğunluğunu artırarak menzili 150‑200 km’ye çıkarabilir, aynı zamanda yapay zeka destekli otonom uçuş modülleri ekleyebilir. Bu, sadece savunma alanında değil, tarım, harita çıkarma ve altyapı denetimi gibi sivil uygulamalarda da DJI’nin “prosumer” segmentine rakip bir seçenek yaratır.
Eğer Bayraktar, tamamen farklı bir konsept—örneğin sabit kanatlı, uzun menzilli ya da VTOL (dikey kalkış‑iniş) bir platform geliştirecek olursa, bu sadece bir pazarlama hamlesi olmaktan çıkıp yerli savunma sanayisinin stratejik bağımsızlığını güçlendirecek bir adım olur. Yani, DJI’nin 2020’de tanıttığı Air 2S’in ardından gelen Mavic 3 gibi bir “kademeli yükseliş” mi yoksa bir “sıçrama” mı yapacakları, menzil, taşıma kapasitesi ve otonomi seviyeleriyle netleşecek. Kısacası, birkaç yıl içinde gördüğümüz atılımın, teknoloji seviyesindeki sıçramalarla birlikte hem savunma hem sivil pazarda yerli alternatifleri ciddi anlamda çekiştireceğine ben de inanıyorum.