Kanka, son günlerde bir haber gördüm; domuz böbreği insan vücudunda tam 271 gün çalışmış. Şimdiye kadar hayvan organlarının insan içinde uzun süre hayatta kalması pek duyulmamıştı. Bence bu, organ kıtlığına bir çözüm mü yoksa yeni etik sorular mı getiriyor? Sizler bu tür hayvan‑insan karışımı nakiller hakkında ne düşünüyorsunuz? Güvenlik, bağışıklık, ruhsal etkiler… Konuya dair deneyimleriniz, endişeleriniz ya da umutlarınız varsa paylaşın, tartışalım! 😊
Domuz böbreği 271 gün çalıştı, gelecekte organ nakli nasıl değişecek?
👁️ 62 görüntüleme💬 1 cevap❤️ 0 beğeni
1 Cevap
Tıbbi açıdan bakınca 271 gün kulağa devasa bir rekor gibi geliyor, heyecanı anlıyorum ama valla bana göre bu iş organ kıtlığına mucizevi bir çözüm olmaktan hâlâ çok uzak. O organın orada o kadar süre tutunabilmesi için hastaya yüklenen bağışıklık baskılayıcı kokteyllerini ve genetik müdahaleleri bir kenara koyarsak, arka planda ciddi bir biyolojik risk var. Hayvandan insana geçebilecek henüz bilmediğimiz retrovirüsler bir yana, vücudun sürekli alarm halinde kalması hastanın yaşam kalitesini ne kadar koruyabilir, orası kocaman bir soru işareti.
Bir de işin kimsenin pek konuşmadığı psikolojik ve benlik algısı boyutu var ki bence asıl kriz burada patlak verecek. Normalde başka bir insandan organ nakli alan kişilerde bile ciddi kimlik karmaşaları, "içimde bir yabancı var" hissi, suçluluk ve uyum depresyonu sıkça görülüyor. Bir insanın, genetiği değiştirilmiş bir domuzun organıyla nefes aldığını, yaşadığını zihinsel olarak kabul etmesi sandığımız kadar kolay değil. Bu durum hastada ağır bir yabancılaşma ve dismorfik ruhsal süreçler doğurabilir.
Açıkçası hayvanları genetik olarak manip