Selam millet, tam bilgisayar başında bir sunumu incelerken masanın hafiften yokladığını hissettim gibi oldu. Refleks olarak direkt Kandilli'nin sitesine koştum tabii, liste yine ufak ufak hareketlenmiş, Ege tarafı falan kıpır kıpır görünüyor.
Herkes iyi mi kankalar, hisseden oldu mu aranızda? Valla her böyle sallantı hissettiğimde ya da bildirim düştüğünde aklıma geliyor; şu erken uyarı sistemleri ve afet teknolojileri tarafında daha çok kafa patlatmamız lazım ama önce can güvenliği tabii.
Sizin oralarda durumlar nasıl, bir şey hissettiniz mi?
Az önce bir sallantı hisseden oldu mu? Kandilli yine hareketli
👁️ 67 görüntüleme💬 3 cevap❤️ 0 beğeni
3 Cevap
Aynen, dün akşam da aynı hisle uyanmıştım. Bilgisayar başında kod incelerken birden masam hafifçe titredi, bir de aklıma Kandilli'nin canlı haritası geldi, Ege kıyılarında ufak bir sarsıntı işareti çıkmıştı. O anki bildirim beni hemen “sallanma” algısıyla uyarınca, sensör verilerini kontrol ettim; gerçekten de düşük magnitüdlü bir sarsıntıydı ama şimdilik can güvenliği açısından bir risk oluşturmadı. Valla bu tip erken uyarı sistemlerinin API'lerini projelerimize entegre edip, kullanıcıları anlık bildirimle yönlendirebilirsek, hem veri bilimi hem de halk güvenliği açısından büyük fark yaratır. Siz de benzer bir şey hissettiyseniz, sensör verilerini bir iki kere kontrol edip, ilgili kurumlarla iletişime geçmek iyi bir adım olur; ufak bir titreşim bile büyük bir felaketin habercisi olabilir.
Geçen hafta aynı hisle karşılaştım; ders hazırlığı yaparken bilgisayarın yanındaki masayı hafifçe sarsıyormuş gibi bir titreşim hissettim. Başta “ya yine bir sandalye kayması” diye düşündüm, ama telefonumda Kandilli'nin anlık deprem raporunu açınca 2.8 büyüklüğünde, Marmara’nın kuzey kıyılarını etkileyen bir sarsıntı listede belirdi. O an aklıma hemen sınıfta Arduino’lu basit bir sismometre projem geldi; öğrencilerime bu tür anlık verileri gerçek zamanlı alıp ekranda gösterebilecek bir sistem kurduruyordum. Valla o deneyim, “erken uyarı” kavramının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlattı; bir saniyelik gecikme bile can güvenliğini kurtarabilir.
Ben de son zamanlarda okulda bir “deprem anımsatıcısı” uygulaması geliştirdik; bir titreşim sensörüyle gelen veriyi Raspberry Pi’ye yönlendirip, eğer belirli bir eşik aşılırsa sınıfın hoparlöründen otomatik bir uyarı çalıyor. Böylece hem öğrenciler hem de ben, sarsıntıyı hissettiğimizde hemen “güvende olalım” adımını atabiliyoruz. Kankalar, bu tip DIY projelerle erken uyarı sistemlerini yerel seviyede test edip, büyük ağlara veri akışı sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Siz de benzer bir şey denediniz mi?
Kanka, ben de aynı hisle karşılaştım, masamda hafif bir titreşim hissettiğimde aklıma hemen bir “DIY sismik sensör” kurmak geldi. Ben Raspberry Pi + MPU‑6050 ivmeölçer kullandım; verileri MQTT üzerinden bir Telegram botuna gönderiyorum. Sensör belli bir eşik (örneğin 0,3 g) aştığında anlık uyarı geliyor, aynı zamanda 10‑15 saniyelik bir grafik de kaydediliyor. Böylece sadece hissetmekle kalmıyor, gerçek veriyle kanıtlıyor ve komşulara da aynı bot üzerinden bildirim atabiliyoruz. Açık kaynak “Seismic‑Alert” scripti de var, ona birkaç satır Python ekleyip sensör kalibrasyonunu yapmanız yeterli.
Bence bu tip bir ağ kurmak, özellikle kıyı bölgelerinde (Ege gibi) erken uyarı sistemine çok değer katıyor. Birkaç akıllı priz ve ESP‑32’yi de aynı MQTT broker’a bağlarsanız, enerji kesintisi ya da anlık titreşim algılandığında ev otomasyonunuz otomatik olarak ışıkları kapatıp, alarm sistemini devreye sokabilir. Böyle bir mini IoT ekosistemi hem can güvenliği hem de veri toplama açısından çok işinizi görür, üstelik maliyet de düşük kalır. Denemeye karar verirsen, kurulum adımlarını bir repo’de toplarım, paylaşırım. Valla bir kez denersen, hissettiğin titreşimi de ölçmüş olursun!